logo-2-900×560 (1)

SELİM GÖKÇE/BİRİNCİ SINIF MÜFETTİŞLERE BİRİNCİ SINIFA AYRILMA HAKKI VERİLMESİ İLE CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİNDE İDARİ DENETİMİN YENİDEN YAPILANMASI HAKKINDA ÖNERİLER

              I-GİRİŞ

                Kamuda ehliyet ve liyakata dayalı olarak Müfettişlik, Denetçilik, Mülki idare amirliği gibi bazı kariyer meslekler ile Profesörlük, Hakimlik/Savcılık gibi bazı üst düzey meslek ve görevlerde yükselmeyi ve özlük haklarında da iyileştirmeyi içeren, mesleklerinde 1. Sınıfa ayrılma ve 1. Sınıf olma hususundaki mevcut mevzuat düzenlemelerinin, kariyer mesleklerin en önemlilerinden birisini oluşturan kamudaki diğer Müfettişlik, Denetçilik, Murakıplık vb. denetim hizmetlerini yerine getiren kamu çalışanları yönünden de uygulanmasının, hem 657 sayılı DMK’nın kariyer ve liyakat gibi temel ilkelerinin etkinlik kazanması ve hem de Anayasadaki eşitlik ilkelerinin yerine getirilmesi yönünden önemi ve uygulanabilirliği izahtan varestedir. Bu kapsamda, Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin idari denetimde yaratmakta olduğu kapsamlı değişiklikler bağlamında idari denetimin özlük haklarının iyileştirilmesi ile yeniden yapılandırılması hakkındaki bazı görüş ve öneriler aşağıda belirtilmiştir.

                 II-1. SINIFA AYRILMA HUSUSUNDAKİ MEVCUT YASAL DURUM

                A-SAYIŞTAY DENETÇİLERİNİN 1. SINIFA AYRILMASI ŞART VE YÖNTEMLERİ

6085 sayılı Sayıştay Kanun’unun 63’ncü maddesinde özetle;

                “ Aylık, ödenek, mali, sosyal, emeklilik ve diğer haklar ile teminatları bakımından Sayıştay meslek mensupları kademe, sınıf ve derecelerindeki birinci sınıf, birinci sınıfa ayrılmış, ikinci sınıf ve üçüncü sınıf hakim ve savcılar hakkındaki hükümlere tabidir.

                Sayıştay Başkanı, daire başkanları ve üyeler dışında kalan meslek mensupları üçüncü sınıf, ikinci sınıf, birinci sınıfa ayrılmış ve birinci sınıf olmak üzere dört sınıfa ayrılır. Bunların sınıfları ile birinci sınıfa ayrılma şart ve yöntemleri, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununda belirtilen esaslara göre Sayıştay Genel Kurulunca belirlenir.

                Sayıştay denetçilerinin atanmaları ve görevde yükselmeleri, Meslek Mensupları Yükseltme ve Disiplin Kurulu kararı ve Sayıştay Başkanının onayı ile olur. Sayıştay denetçilerinden yükselme sürelerini dolduranlara bulundukları kadroda üst derece aylığı verilerek veya üst kadroya atanarak yükselmelerinde sicillerine göre belirlenecek yeterlik esastır.

  • DMO Gn. Md. Başmüfettişi

                05.08.2011 tarihli R.G’ de yayınlanan “ Sayıştay Denetçilerinin Sınıfları ile Sayıştay Uzman Denetçileri ve Savcılarının Birinci Sınıfa Ayrılma Şart ve Yöntemlerinin Tespitine Dair Sayıştay Genel Kurulu İlke Kararında ise özetle;

                “ Sayıştay Denetçiliği mesleği, üçüncü sınıf, İkinci sınıf, birinci sınıfa ayrılmış ve birinci sınıf olmak üzere dört sınıfa ayrılır.

                Birinci sınıfa ayrıldığı tarihten itibaren üç yıl süre ile başarılı görev yapmış ve birinci sınıfa ayrılma niteliklerini yitirmemiş uzman denetçiler birinci sınıf olurlar. Dereceler meslekte geçen hizmet süresi esas alınarak belirlenir.

                Sayıştay uzman denetçileri ile Sayıştay Savcılarının birinci sınıfa ayrılabilmesi için,

                -Birinci dereceye yükselmiş olmak,

                -Meslekte 10 yılını doldurmuş bulunmak,

                -Bilimsel güç ve yeteneği ile hizmet ve meslekteki başarısına göre yapılacak değerlendirme sonucunda emsali arasında temayüz etmiş olmaları,

                – Kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarını birden fazla almamış, herhangi bir suçtan affa uğramış olsalar bile hüküm giymemiş bulunmaları şarttır.

                Birinci sınıfa ayrılmada dikkate alınacak sürenin başlangıcı, ilgilinin denetçi olarak atandığı tarihtir.

                Sayıştay uzman denetçileri ile savcılarından bu ilke kararına göre yapılacak hesaplamada meslekte birinci sınıfa ayrılmaları için gerekli süreyi doldurmuş ve birinci dereceye yükselmiş bulunanların sicil dosyaları ile varsa soruşturma ve kovuşturma dosyaları bu şartların gerçekleştiği ay içerisinde Meslek Mensupları Yükseltme ve Disiplin Kuruluna intikal ettirilir. Birinci sınıfa ayrılma işlemi yukarıdaki esaslara göre bu kuruluş kararı ve Sayıştay Başkanının onayıyla yapılır.” Denilmektedir.

                 B-HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNU

               2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 32’nci maddesinde özetle;

                “ Birinci sınıfa ayrılabilmek için ;

                – Birinci dereceye yükselmek,

                – Hakimlik ve savcılık mesleğinde on yılını doldurmak,

                – Bilimsel güç ve yeteneği ile hizmet ve meslekteki başarısına göre emsali arasında temayüz etmek,

                – Yer değiştirme cezası almamış olmak,

                – Kınama, kademe ilerlemesinin durdurulması veya derece yükselmesinin durdurulması cezalarını aynı neviden olmasa bile birden fazla almamış olmak,

                – Mesleğin vakar ve onuruna dokunan veya kişisel haysiyet ve itibarını kıran veya görevle ilgili herhangi bir suçtan affa uğramış olsa bile hüküm giymemiş olmak gerekir.

                Birinci sınıfa ayrılma koşul ve yöntemlerine dair ilkeler Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca tespit edilerek R.G ‘de yayınlanır.”

                33’ncü maddesinde özetle ;

                “ Birinci sınıf olan hakim ve savcıların başarılı olup olmadıkları, müfettiş hal kağıtları, iş cetvelleri, kanun yolu değerlendirme formları ile varsa mesleki ve akademik konulardaki faaliyetlerine

ilişkin diğer bilgi ve belgeler dikkate alınarak, üç yılda bir Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca değerlendirilmesi suretiyle tespit edilir.” Denilmektedir.

                Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 05.04.2017 tarih ve 675/2 sayılı İlke Kararında da ayrıntılı olarak değerlendirme esasları açıklanmaktadır.

                C-2914 SAYILI YÜKSEKÖĞRETİM PERSONEL KANUNU

 Öğretim üyeleri sınıfındaki Profesörlerden 1-3 yıl kıdemi olanlara (5.300), profesörlük kadrosunda dört yılını tamamlamış bulunanlara ise (6.400) ek gösterge uygulandığı yine, üç yılını tamamlamış profesörlere üniversite ödeneği ve makam tazminatının kıdemi az olanlara göre daha yüksek olarak ödendiği anlaşılmaktadır.

                D-3201 SAYILI EMNİYET TEŞKİLATI KANUNU

                Kanun’un 13’ncü maddesinde 1. Sınıf Emniyet Müdürü kadrosunda bulunan Teftiş Kurulu Başkanı ve Polis Başmüfettişi, 2. Sınıf Emniyet Müdürü kadrosunda bulunan Polis Müfettişlerinin en az bekleme sürelerini doldurduktan sonra belirli kriterler dahilinde atandıkları görülmektedir.

                III- KARİYER VE ÜST DÜZEY KAMU ÇALIŞANLARININ MAAŞ DURUMU

                Ekim/2021 ayı itibariyle , 1/4 kademede, 25 hizmet yılı olup, Evli ( Aile yardımı hariç) kamu çalışanlarının Maaş /Emekli Maaş durumu aşağıda gösterilmiştir.

                1- Bakanlık/ Genel Müdürlük Başmüfettişi, ( 10.234 )/ (6.782) TL. iken;

                2- Hakim/ Savcı (6 yıl), 1. Sınıf, Yargıtay ve Danıştaya seçilme hakkı olan (19.215)/ (10.893) TL.

                3- Hakim/Savcı ( 1.sınıfa ayrılan, 1. Derecedeki hakim/savcı), (15.625) / (5.720) TL.

                4- Hakim/ Savcı ( 4 yıllık Y.Ö mezunu ), (13.590) / (4.968)  TL.

                5- Mülkiye Başmüfettişi  1.sınıf Başmüfettiş, ( 12.547) / (7.590) TL.

                6- Mülkiye Başmüfettişi ( Lisans mezunu), (10.832) / (6.838) TL.

  • Profesör ( Hizmet süresi 4 yıldan fazla), (12.873) /(9.897) TL.

                8- Profesör (     “           “       3     “          “   ), (12.829) / (9.343) TL.

                9- Profesör (      “           “       3    “         az   ), (11.434)/ (8.408) TL.

                IV- KAMUDA SON YEDİ YILDAKİ MAAŞ ARTIŞI

                Kamu görevlilerine genellikle aynı oranda maaş artışı yapılırken, yasal düzenlemelerle veya toplu sözleşmelerle bazı kamu görevlilerine daha fazla maaş artışı yapılabilmektedir.

                Son yedi yılda kamu görevlilerine yapılan maaş artışlarına baktığımızda, bazılarına ( Hakim ve savcı gibi ) genel maaş artışından ayrı olarak yeni maaş unsuru ekleme, tazminat veya ek ödeme/ gösterge artışı, zam puanı artırma, kesinti oran veya hesaplama şekli değiştirme gibi ilave artışların yapıldığı görülmektedir.

                Örnek olarak seçilen bazı unvanlarda görev yapan yükseköğrenim mezunu, en az 25 yıl hizmeti bulunan ve aylık/kadro seviyelerinin ¼ olduğu varsayılan kamu görevlilerinin son yedi yıldaki maaş artışı aşağıda yer almıştır. (Kaynak: www.memurlar.net / Maaş Robotu)

                                                           Aylık Net Maaş                                   Son Yedi Yılda

Unvanı                        Ocak/2015/ 15 Ekim 2021                  Maaş Artış Oranı %

                1.sınıf Hakim/Savcı            9.170.-             19.215.-                               109

                Profesör                                5.864.-             12.873.-                               119

                Polis Memuru                      3.101.-               7.282.-                               134

                Hizmetli                                2.088.-                4.548.-                               117

                Başmüfettiş/Başdenetci    4.995.-             10.234.-                               104

Yukarıdaki tablodan görüldüğü üzere, 1. Sınıf Hakim/Savcı ve Profesör gibi üst düzey ve kariyer niteliğindeki unvanların yanı sıra, standart unvanlardaki artış oranı %109-134 aralığında olmasına karşılık, Başmüfettiş/ Başdenetçi unvanındaki artış oranının %104’ler civarında yani nispi olarak Polis memuruna kıyasen %30’lar civarında az gerçekleştiği bunun yanı sıra, 15.01.2012 tarihinde yürürlüğe giren 666 sayılı KHK ile de daha önce Başmüfettiş/Başdenetçi ile hemen hemen aynı düzeyde maaş alan Daire/ Kurul Başkanlarının halihazırda yaklaşık olarak %15 oranında  daha yüksek maaş aldıkları görülmektedir.

                Yukarıda söz konusu edilen bazı unvanlarda gerçekleşen reel artışlarda ek gösterge artışı , tazminat vb. artışlar ile maaş artışının en yüksek memura verilen ödemelerdeki artışa paralel kıstas aylığa bağlanmasının etken bulunduğu, (Örneğin, 1. Derecede olup,1. Sınıfa ayrılan Mülkiye Başmüfettişinin ek göstergesinin (5.800), 4 yıllık Profesör ek göstergesinin (6.400), 1. Sınıf hakim/savcılık da üç yılını doldurmuş olanların (7.600), 1. Sınıfa ayrılan ve üç yılını dolduranların (6.400), diğer hakim ve savcıların (4.000) olması gibi) bunun yanı sıra,  DMK’ da Mülki İdare Amirliği Hizmetleri ve Emniyet Hizmetleri Sınıfı vb. belirli hizmet sınıflarının mevcudiyeti ile buna yönelik özlük haklarının ihdas edilmesi ile Yükseköğretim Personel Kanunu ve Hakimler ve Savcılar Kanunu gibi özel kanunlara dayanılarak yapılan  maaş vb. düzenlemelerinin de pozitif etki yarattığı tespit edilmektedir.

                V- SONUÇ

                 Yukarıdaki açıklama ve değerlendirmeler sonucunda, kamu bürokrasisinin ve yönetimin ayrılmaz ve vazgeçilmez bir fonksiyonu ve organı olarak teftiş ve denetimin öneminin azalmamasına karşılık,  statü ve buna bağlı olarak özlük haklarında son 8-10 yılda yaşanan reel gerileme ve kayıpların, benzeri kariyer ve  üst düzey  unvan ve görevlerde yapılan iyileştirme çalışmalarına paralel olarak giderilmesinin yanı sıra, mesleki taassuptan bağımsız olarak sağlıklı bir hiyerarşik yapının sağlıklı özlük hakları ile yeniden tesis edilerek dengelenmesi yönünde yasal düzenlemeleri gerekli kılmaktadır.

                Yine, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin 2018 yılında  yürürlüğe girmesi ile birlikte Türk kamu denetim sisteminde ihtiyaç duyulan yeniden yapılanma ve örgütlenme ihtiyacı kapsamında, ayrı bir kariyer sınıfı oluşturduğu yargı kararlarıyla da müstakar bulunan ve personel rejiminde de benzeri düzenlemelerin bulunduğu bir “Denetim Hizmetleri Sınıfının” oluşturulması ve kapsamlı bir” Denetim Kanununun” ihdas edilmesi suretiyle; işe almadan başlayarak, “Teftiş Akademisinde” yetiştirilmesi, değerlendirilme kriterlerinin belirlenmesi, mesleki güvence, özlük hakları vb. tüm gerekli unsurları barındıran yasal düzenleme yapılması ile kamudaki tüm Teftiş Kurulları/Rehberlik ve Denetim Başkanlıklarının, önce  kendi Bakanlık bünyesi içinde merkez, bağlı ve ilgili kuruluş, KİT, taşra teşkilatı ayırımına gidilmeksizin;  eski Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu veya T.C Sayıştay Başkanlığının idari denetim modeli esas alınarak tek bir çatı altında birleştirilmesi ve daha sonraki aşamada ise denetim veya teftişle ilgili düzenleyici ve denetleyici mahiyette bir “Denetim Üst Kurulu” veya benzeri bir yapı dizayn edilerek,  kamu denetim örgütünün yeniden inşa edilmesi ve bunun yanı sıra, bu yapıya organik olarak bağlı bir Teftiş Akademisinin ihdası ile birlikte tüm yukarıda sayılan kapsamlı ve tarihi önemdeki düzenlemelerin görüşülüp, tartışılacağı bir “Denetim Şurasının” hükümetimizin himayesinde organize edilmesi faydalı ve gerekli görülmektedir.                                                                    

logo-2-900×560 (1)

5 EKİM 2021 tarihli 31619 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Müfettişlik ve Başmüfettişlik atama kararları

Hazine ve Maliye Bakanlığında açık bulunan Başmüfettişlik ve Müfettişlik kadrolarına ilişkin atama kararları Resmi Gazete’de yayımlandı.

Hazine ve Maliye Bakanlığında açık bulunan Başmüfettişlik kadrolarına  3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince Müfettişler; Birnur ERYOL, Emel AKA, Eyyüp İNCE, Hakan Suha ALAN, Murat SERBES, Mustafa KÜÇÜKKARA, Ramazan Aytekin ERYILMAZ, Safinur ÖZTÜRK ve Zafer KÜTÜK atanmıştır.

Hazine ve Maliye Bakanlığında açık bulunan Müfettişlik kadrolarına  3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince Müfettiş yardımcıları; Abdullah YILDIRIM, Ahmet DEMİRTAŞ, Akın BAYTAR, Ali AKPULAT, Ali KAYA, Ali Olkan ÇAKIR, Bahadır TURAN, Bestami TEKÇE, Bilgehan BENLİ, Burak ÇELİK, Can Gürel SEYİDOĞLU, Cansu GÜRER, Cemal KELEŞ, Cengiz ÇORAKLI, Çağdaş MEYTİOĞULLARI, Emre ÖZ, Enes USTA, Engin GÖKTÜRK, Erol KÖRAHMETOĞLU, Esra SEZER, Eyüp DURAN, Fatih ÇELİK, Fatih DOĞAR, Gökhan AKTAŞ, Hakan BAŞER, Halil Seçkin ERDEM, Harun İNAM, Hasan ÖZTÜRK, İbrahim KASIM, Kemal DAVARCI, Kübra ŞAHİN, Lütfi VANOĞLU, Mehmet AYDINLI, Mehmet BALTA, Mehmet ÇINARLIDERE, Mehmet ERKAÇMAZ, Mehmet Nazmi TOR, Mehmet TOP, Mevlüt YAZGAN, Mevlüt Oğuzhan ŞAHİN, Mine KEYVANOĞLU, Muhammet USLU, Murat DURUCAN, Murat YILDIRIM, Musa KOÇ, Mustafa AYDOĞAN, Muzaffer ÖZDEREN, Nuri DUMAN, Oğuzhan BİRAL, Ömer ÜSTÜN, Rıdvan ÖZDEMİR, Salih CAM, Salih Emre ERCİYAS, Seda ŞENGÜL, Sedat TEHTAP, Uğur KURTKAYA, Volkan ÇOMOLOĞLU, Yakup ERTEK, Yeter KURĞA, Yunus EDİS, Zeynep TEMİZHAN, Ahmet FAZLA, Alper BUDAK, Bayram CORUK, Ebru TEKE, Emre KINIŞ, Engin CEYLAN, Erdem ŞAHİN, Hacer AĞAMOĞLU, Halil İbrahim UĞURLU, İbrahim Halil GÜLTEKİN, Mehmet AKTAŞ, Mehmet ÇAYIR, Mehmet Faruk ERBAK, Mehmet YAVUZ, Murat ÖZGÜNEŞ, Muslu ŞAHİN, Oktay BEKTAŞ, Ramazan SÜNDÜK, Selçuk ALGÜL, Suat KARADAĞ, Sümeyra KATIRCIOĞLU, Ümit Can ŞÖLEN, Ünal HANAS, Derya Demirpek KANOĞLAN, Duygu ÖZGÜNEŞ, Hüsnücan ŞAKAR, Ramazan ÇELİK ve Yasin OĞUZ atanmıştır.

logo-2-900×560 (1)

Ömer YÜREKLİ/ Kamu Kaynaklarıyla Babalık Yapmak…

          Türkçemizde baba, babalık yapmak, baba adam, devlet baba vs.  gibi kavramlar çok sık kullanılır.

          Baba kelimesinin, herkesin bildiği  ilk anlamının yanında ülkeye veya topluma yararlı olmuş kimse, koruyucu, ata,  kaliteli insan, üstün insan vs. gibi olumlu anlamları da bulunmaktadır. Tabi ki olumsuz anlamları da vardır.  Kimi çetelerin başlarına da baba  denilmektedir. Burada çete başı manasında kullanılan olumsuz anlam ele alınmamaktadır. 

          Babalık yapmak aslında güzel işler yapmak, topluma ve insanlara faydalı olmak anlamlarını içeriyor. 

          Peki toplumumuzda hangi anlamlarda kullanılıyor? Babalık yapmakta kullanılan, iyi işler yapmak için kullanılan kaynaklar kamu kaynağı olunca bu davranış babalık oluyor mu?

          Vakti zamanında 1990’lı yıllarda görevim (kamu görevlisi) dolayısıyla  bulunduğum güzel bir kentimizde  kamuya ait bir misafirhanede kalmaktaydım.  Misafirhaneye zaman zaman o ilin üst düzey kamu yöneticileri de geliyordu. Doğal olarak diğer konuların yanında devlet işleri konusunda da sohbet ediyorduk. Bir hafta sonu  bir üst düzey yöneticisi  gelmişti. Sohbet ederken kamuya ait bir fabrikanın müdürünün kendisine babalık yaptığını söyledi. Ben de merak ettim, nasıl ve ne şekilde babalık yaptığını sordum. Bürokrat arkadaşın soruma verdiği cevap şu şekilde idi: “Müdür bey tayinle  geldiğimde bana yardımcı oldu. Eşyalarımı il içinde  taşımama yardım etti, Fabrikanın kamyonunu ve işçilerini gönderdi. Eşyalarımı taşıdılar. Ayrıca evimin tamir, bakım gibi işleri için işçileri gönderip yaptırıyor. Çok baba adam çok…”

          Doğrusu cevap karşısında şaşırmıştım. Müdür beyin yaptığı babalık mı yoksa  başka bir şey miydi?

          Bir başka gün yine kalmakta olduğum misafirhaneye başka bir üst düzey yerel bürokrat gelmişti. Bu üst düzey bürokratla sohbet etmeye başladım. Ortak arkadaşlarımız da vardı. Uzun sohbetten sonra yukarıda bahsettiğim fabrika müdürünü  övmeye başladı. Yine o da müdür beyin kendisine babalık yaptığını söyledi. Ben de nasıl bir babalık yaptığını sorduğumda verdiği cevap şu şekilde idi: Kaldığım lojmanın zaman zaman tamir işleri oluyor. Zaman zaman bakım yaptırmak zorunda kalıyorum. Bu gibi durumlarda müdür bey fabrikanın işçilerini göndererek gereken neyse hepsini yaptırıyor. Gereken malzemeyi de gönderiyor.

          İlginç bir babalık yaklaşımıydı. Kamu kaynaklarından insanlar yararlandırılıyor ve bu babalık olarak görülüyordu. Bunu yapan kamu yöneticisi de baba olarak nitelendiriliyordu. Üstelik bunu   bir üst düzey il yöneticisi görüyordu.

           Oysa gerçek babalık, kişinin kendi imkanlarıyla yapılır. Başkalarının imkanlarıyla, devletin imkanlarıyla babalık yapılmaz. Kamuya ait  kaynaklarla, başkalarına ait kaynaklarla babalık yapmaya çalışmaya başka kavramlar veya başka isimler bulmak gerekir.

          Bir zamanlar 1960’lara, 1970’lere ve 1990’lara damgasını vuran bir devlet büyüğümüze “Kurtar bizi baba” derlerdi.  Bu devlet büyüğümüz özellikle 1965-1971 arasında çok önemli işler yapmıştı. 1970’lerde sağ-sol çatışmaları vardı. O nedenle 1970’lerde başarılı işler yaptığı söylenemez. 1990’larda tekrar başbakan oldu,  dahası Cumhurbaşkanı oldu.

          Dolayısıyla ülke yararına güzel işler yaparak halkımıza babalık yaptığını kabul etmek adaletin gereğidir. Kurtar bizi baba söyleminin  arkasında da temelde bunun olduğu, ayrıca o dönemdeki mevcut yönetimden kurtulma, başka bir ifadeyle babanın tekrar iktidara gelmesi anlayışı olduğu söylenebilir.  Taraftarları dönemin iktidarını beğenmemekte, kötü yönetim olduğunu düşünmekte ve onu motive etmeye çalışmaktadır. Kendisi de bu söylemi benimsemiş gözükmektedir.

          Aynı devlet adamı bir kısım çevreler tarafından da eleştirilmektedir. Özellikle 1970’lerde bazı akrabalarına, bazı çevrelere devlet imkanlarından kaynaklar aktardığı veya aktarılmasına göz yumduğu da iddia edilmiştir. Bu tür çevrelerin de, yani onun iktidarda olmasından nemalanan grupların da baba olarak görmesi mümkündür.  

          Osmanlı İmparatorluğu özellikle 1800’lü yıllarda oldukça yozlaşmıştı. Yolsuzluk ve rüşvet toplumu bir kanser gibi kemiriyordu. Devlet imkanlarını kullanarak zengin olmak olağan hale gelmişti. İşte bu kötü alışkanlık zaman içinde Cumhuriyet dönemine de sirayet etti ve devlet imkanlarını kullanarak çevrelerine menfaat veya imkan sağlamak normal görüldü. Sıradanlaştı.  İşte bunu yapanlara da kimi çevrelerde  baba denildi. Bunu yapmayıp kurallara uyanlar ise memleketi sen mi kurtaracaksın” diye eleştirildi.

          Burada “devlet baba ifadesiyle, “kamu kaynaklarıyla kişilerin babalık yapmasını“ karıştırmamak gerekir. Devlet baba ifadesi; halkını adil bir şekilde objektif kriterlere göre refaha kavuşturmaya çalışan, fakire, fukaraya objektif kriterlere göre yardım eden devleti ifade etmektedir. Bir tür sosyal devleti, refah devletini ifade etmektedir. Dolayısıyla devlet imkanlarından kendi özel  kriterlerine göre babalık yapanlarla bir alakası bulunmamaktadır.

          Günümüzde kamu yönetiminin şeffaf, hesap verebilir, katılımcı, etik ilkelere bağlı, insan haklarına saygılı olması bekleniyor ve bu yönde göreceli olarak çok fazla yasal düzenleme yapıldı ve yapılıyor. Bu zaviyeden bakıldığında kamu kaynaklarından babalık yapma anlayışının, doğrudan kamuya kötülük yapmak olarak görülmesi gerektiği anlaşılıyor. Dolayısıyla kamu görevlileri için gerçek babalığın devlet kaynaklarını etkili, verimli, tutumlu, hukuka uygun, insan haklarına saygılı bir şekilde kullanmak olduğu açık ve net bir şekilde ortaya çıkıyor. Buna göre  devlet kaynaklarını veya  imkanlarını bu şekilde kullanmayanları (zikredilen modern yönetim anlayışına göre kullanmayanları)  baba olarak nitelendirmemek, hatta belki de halk düşmanı olarak görmek gerekiyor.

logo-2-900×560 (1)

DUYURU

           Derneğimizin 18.olağan genel kurulunun, 1 Ekim 2021 Cuma günü saat 11.00 de aşağıdaki gündem ile Türkiye Noterler Birliği toplantı salonunda (Söğütözü cad. No:4 Çankaya-ANKARA) yapılmasına,

Yeterli çoğunluğun sağlanamaması halinde, ikinci toplantının 9 Ekim 2021 Cumartesi günü, saat 11.00’de, yukarıda belirtilen toplantı mekanında yapılmasına, karar verilmiştir.

Üyelerimize saygı ile duyurulur.

GENEL KURUL GÜNDEM:

  1. Açılış, saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması,
  2. Divan Başkanlığı ile seçim ve sayım komisyonlarının teşkili,
  3. Genel Başkanın açılış konuşması,
  4. Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu ve Denetim Kurulu Raporunun ayrı ayrı okunması, müzakeresi ve oylanması
  5. 2021, 2022, 2023 yıllarına ait bütçe taslaklarının okunması, müzakeresi ve oylanması
  6. Başkan adaylarının konuşması
  7. Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu asil ve yedek üyeleri ile Onur kurulunun seçilmesi,
  8. Oy sayım ve tasnif işlemlerinin yapılması ve seçim sonuçlarının ilan edilmesi,
  9. Dilek ve temenniler,
  10. Kapanış

İlan tarihi:11.09.2021

images

30 Ağustos Zafer Bayramı

30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. Başta Büyük Zafer’in muzaffer komutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu coğrafyayı vatan yapan bütün kahramanlarımıza ve şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Ne mutlu Türküm diyene!

taziye

TAZİYE

Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanı sayın Aydın SARI’ nın ağabeyi Nihat SARI Hakk’ ın rahmetine kavuşmuştur. Merhuma Allah’ tan rahmet, ailesine ve  yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.

logo-2-900×560 (1)

20 AĞUSTOS 2021 tarihli 31574 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan MÜFETTİŞLİK ATAMA KARARLARI

Teftiş Kurulu Başkanlığı Mülkiye Müfettişliği kadrolarına ilişkin atama kararları Resmi Gazete’de yayımlandı.

Teftiş Kurulu Başkanlığı Mülkiye Müfettişliği kadrolarına 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince; Servet GÜNGÖR, Mustafa Adil TEKELİ, Zekeriya GÖKER, Bülent AY, Mithat Can KUTLUCA, Soner ZEYBEK, Cemal DEMİRYÜREK, Metin YILMAZ, Mustafa TEMİZ, Rasim BELGE, Mehmet Nuri ÇETİN, Ergün BAYSAL, Bülent HAMİTOĞLU, Kürşad ATAK, Emre YALÇIN, Bayram TÜRKER, Yakup GÜVEN, Recep KOŞAL, Mitat GÖZEN, Zafer ÖZ ve Zafer YİĞİT atanmıştır.

antet

6 AĞUSTOS 2021 tarihli 31560 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Müfettişlik ve Başmüfettişlik atama kararları

Çevre ve Şehircilik Bakanlığında ve Tarım ve Orman Bakanlığında açık bulunan Başmüfettişlik ve Sağlık Bakanlığında açık bulunan Müfettişlik kadrolarına ilişkin atama kararları Resmi Gazete’de yayımlandı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığında açık bulunan Başmüfettişliklere 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince Müfettişler Alaettin KANDEMİR, Onur ŞATIROĞLU, Onur ÖZAVCI, Ahmet ÇELİKDİN, Sebiha ÇETİN, Özgür KABAYEL, Ferhat AYDIN, Burcu GÜNDOĞDU, Hakan ÖZMEN, Sevda SOYSAL, Cemal Alpaslan ÖZCAN, Göksel YOLCU, Yusuf Kenan KARAARSLAN, İbrahim YILMAZ, Ertan ÖRS ve Adnan DOĞAN atanmıştır.

Tarım ve Orman bakanlığında açık bulunan Başmüfettişliklere 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince Müfettişler Mehmet DAĞLI, Ülkü EVREN, Başak GÜVEN, Kemal EREN, Ali SÖĞÜTDELEN, Kadir CAMCI, Muhammet Alper KOYUNCU, Nihal MARAKOĞLU Bülent KAMALI, Bekir Gürkan ÖZGÜN, Sezai YÜCEL, Gülseren KORKMAZ, Yusuf ÇOLAK, Zehra AKPINAR, Murat ARAL, Üzeyir YÜREKLİ, Tarık COŞKUN, Tahsin Erman ÇAĞDAŞ, Korhan TURGUTLU, İbrahim KARADURAK, Gazi UZUN, Güngör ARABACI ve Gökhan KARA atanmıştır.

Sağlık Bakanlığında açık bulunan Müfettişliklere, yapılan yeterlilik sınavında başarı gösteren Müfettiş Yardımcıları Kadir KAVAK ve Sadık KAPAN 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince atanmıştır.

logo-2-900×560

Kurban Bayramı

Birlik ve beraberlik içinde, huzur, barış, sevgi ve kardeşlik atmosferinin pekiştiği bir kutlamanın mutluluğunu yaşamak temennilerimizle, tüm saygıdeğer meslektaşlarımıza hayırlı bayramlar dileriz.

logo-2-900×560 (1)

15 Temmuz 2021 tarihli 31542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Müfettişlik ve Başmüfettişlik atama kararları

Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı’nda bulunan müfettişlik kadrolarına ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nda açık bulunan başmüfettişlik kadrolarına ilişkin atama kararları Resmi Gazete’de yayımlandı.

Adalet Bakanlığında açık bulunan adalet müfettişliklerine, Muhammed Şavkılı, Özcan Çakıroğlu ve Zafer Turan getirildi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında açık bulunan iş müfettişliklerine, yeterlik sınavında başarı gösteren iş müfettiş yardımcıları Hasan Taha Alçay, Ahmet Şen, Atlar Akın, Arın Erdinç Avşar, Başak Yapıcı, Cuma Sessiz, Emin Bilen, Emir Alay, Erhan Taylan, Ersin Sarıbaş, Esra Bulut Kılıç, Fuat Koray Adıgüzel, Furkan Sezer, Gökhan Akçakoca, Görkem Mustafa Yeniay, Hasan Arslan, Hilal Çetinkaya, Levent Yılmaz, Mehmet Göker Tuna, Merve Kalaycı, Muhammed Oğuz Üzek, Muhammed Sadir Karademir, Mustafa Kemal Koparan, Nail Dal, Rahmi Gün, Satılmış Sağırolmuş, Sefer Konu, Serhat Tosun, Şahin Ilgar, Şefika Malkoç, Turan Bayram, Ufuk Çelik, Yunus Korkmaz, Yusuf Aytaç, Ayhan İşcan, Can Şanlı, Dinçer Yeşiltaş, Esra Ayaydın Erdaş, Gazi Balbıçak, Halil Göktaş, İbrahim Işık, İsmail Yıldızhan, Kazım Argun, Murat Arkan, Onur Coşkun, Onur Yeşiltaş, Ömer Cirit, Ömer Yazar, Ramazan Afacan, Rıza Tosun ve Serbülent Ölmez atandı.

Sağlık Bakanlığında açık bulunan müfettişliklere, yapılan yeterlik sınavında başarı gösteren müfettiş yardımcıları Halil İbrahim Bilen, Harun Akbaş, Nilgün Karaman, Mustafa Oğuzhan Karataş, Sinem Aytekin Öğe, Hayati Ünal, İsmail Işıtan, Cengiz Yıldırım, Özlem Özbay, Sevgi Çetinkaya Kılavuz, Tansu Tanılmış, Fikret Baydak, Osman Kandemir, Esra Öztürk, Serkan Aksu, Murat Fidan, Tevhide Bilgen Dinler, İbrahim Akbulut ile Zeynep Kurt getirildi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığında açık bulunan başmüfettişliklere, müfettişler Oğuz Açıkgöz, Abdullah Gücükturalı, Ali Aygün ve Ahmet Emre Ünlü atandı.